twitter: insan ya da makine, 24 saat yayın halinde

Finger (parmak) isimli eski bir unix komutu var. Örneğin “finger hasan@chatkapi.com” diyorsunuz, chatkapi.com isimli bilgisayardaki hasan isimli kullanıcının şu anda ne yaptığını söylüyor ve aynı zamanda .plan isimli bir dosyaya yazdığı bilgileri (yani ne yapmayı planladığını) gösteriyor. Eskiden, internet hiç kalabalık değilken insanların online buluşmalarına ve kaynaşmalarına yardımcı olması için kullanılırmış, daha sonra kötü niyetli kişilerin eline koz vermesi sebebiyle bırakılmış. Bir de “wall” isimli bir komut var. “Write to all / herkese yaz”ın kısaltılmışı. Sisteme bağlı olan herkese aynı anda mesaj göndermenizi sağlıyor.

Bu eski unix komutlarının her biri aslında birer hack. Yani bir problemi çözmek, bir işi kolaylaştırmak için yazılmış minik programcıklar. Bir problemi çözmek veya bir işi kolaylaştırmak aynı zamanda çok çok iyi bir iş planı. Dolayısıyla eski unix komutlarının yaptığı işleri web’e taşıyan servisler çok başarılı oluyorlar.

Finger ve wall’un işlevlerini web’e taşıyan başarılı yeni servisimizin adı Twitter. Son günlerin en çok konuşulan web aplikasyonu. Şöyle çalışıyor: http://twitter.com‘a gidip üye oluyorsunuz, sonra “şu anda ne yapıyorsun?” sorusuna bir cevap veriyorsunuz, takipçileriniz şu anda ne yaptığınızdan haberdar oluyorlar. İsterseniz sadece arkadaşlarınız, isterseniz (ve cesursanız) tüm dünya sizi takip edebiliyor. Örneğin “Taksim’de kahve içiyorum” yazıyorsunuz, bu cümle bütün arkadaşlarınıza sms ile gönderiliyor. Belki de o sırada Taksim’de olanlar çıkageliyorlar.

Sistem ile ilişkiye geçmenin bir kaç farklı yolu var: GoogleTalk gibi bir IM (instant messenger) yoluyla, sms ile ya da web sitenizin RSS feed’i ile şu anda ne yaptığınızı bildirebiliyorsunuz, aynı şekilde bu yollardan arkadaşlarınızın ne yaptıklarını da öğrenebiliyorsunuz. (Dünyadan insanların canlı olarak twitlemelerini izlemek isterseniz: http://twittervision.com)

Şu anda ne yaptığım kimin umurunda, sürekli yayın halinde olmanın kime ne faydası var diyebilirsiniz. Haklısınız, aslında ben de bundan alınan zevke biraz uzağım. Ama duyduğuma göre dünyada gençler, özellikle genç kızlar, artık sabah uyanınca arkadaşlarına “günaydın” diye SMS atıyorlarmış. Gün boyunca “sıkılıyorum”, “coğrafya dersindeyim”, “bugün mert mavi kazak giymiş” gibi içeriksiz mesajlar göndermek suretiyle birbirlerini her saniyelerinden haberdar etmek zorunda hissediyorlarmış.

Onlara bu karşılıklı bağımlı (co-dependent) ilişki türünde bol şans dileyelim ve twitter’ın başka ne şekillerde işimize yarayabileceğini düşünelim: Öncelikle herhangi bir web sitesi, twitter’dan yayına başlar başlamaz, cep telefonlarından ya da Google Talk gibi IM’lerden takip edilebilir hale geliyorlar. Bakınız web 2.0 haber sitesi mashable’ı kendinize arkadaş olarak eklediğiniz anda bütün haberleri cebinize ya da her neyle takip etmek istiyorsanız oraya yağmaya başlıyor. (http://twitter.com/mashable)

Takip ettiğiniz şey illa umuma açık bir web sitesi olmak zorunda da değil, örneğin birisi akıllı evinin kapı zilini tweeter’a bağlamış (http://chatkapi.com/hop/evtwit), kapısı her çaldığında cebine mesaj geliyor. İnanılmaz!

2 Comments

  1. […] ile ilgiliyseniz  Twitter furyası, maksat Web 2.0 havasına uymak, twitter: insan ya da makine, 24 saat yayın halinde  başlıklı yazıları da […]

  2. […] twitter: insan ya da makine, 24 saat yayın halinde […]

Leave a Reply