Kendimi ifade edebildim mi?

15.05.2007

Hiç yeni bir şey olmasa da Web 2.0 tartışmalarının ortasında yer alan bir terim var: “User generated content” / “Kullanıcı tarafından üretilmiş içerik”. Bütün web 2.0′lığı ile ünlü siteler (Flickr, Youtube, Digg, del.icio.us) bu tür içerik ile besleniyor. Basitçe sizin benim gibi insanların ürettiği ve sergilediği her şey kapsamına giriyor. Yazı, ses, video, fotoğraf [...]

devamı →

Kaytarmaya birebir online oyunlar

08.05.2007

Bazen insan çalışmak yerine sadece vaktini harcamak istiyor. Çağımızın hastalığı. Buna procrastination diyorlar (biz kaytarma diyelim). Çok ciddi bir hastalık olarak görenler, dertlerine derman olsun diye kitaplar okuyanlar, terapiye gidenler var. Ama tabii amerikalılar herşeyi abartıyor. Biz bunun çok dert edilecek bir şey olmadığını, işimizi yapmak yerine oyun oynamayı, haber sitesi dolaşmayı canımızın istediği zaman [...]

devamı →

Neyse halim çıksın Alexam

01.05.2007

Amazon biliyorsunuz “bunu alanlar bunu da almış” teknolojilerinin pîri. Dükkanlarında bu veriyi kullanarak, şu anda incelediğiniz şeylerle ilgilenenlerin başka nelerle ilgilendiğini size gösteriyor. Böylelikle hem daha çok satış yapıyor hem de birbirleri ile ilişkili ürünler arasında organik bir bağ kuruyor. Bu bağın müşteri adaylarına gösterildikçe, sadece gösterildiği için bozulması ayrı bir doktora tezi konusu ve [...]

devamı →

Blogcuların kısır döngüsü

23.04.2007

Artık blog nedir biliyor olduğunuzu tahmin ediyorum. Günlük hayatımıza girmiş bir kelime zira. Ama yine de kaçırdıysanız kısaca tarif edeyim: Türkçeye “internet güncesi” şeklinde tercüme ediyorlar ama bu ifade blogların sadece bir kısmını tarif ediyor. Blog aslında bir web sitesi formatı. Bilgiyi en son girdi en üstte gözükecek şekilde alt alta sıralanmış parçalar halinde veren [...]

devamı →

Aklımda kalacağıma not defterimde kalsın

14.04.2007

Lifehackerlar arasında çok popüler olan bir çalışma sistemi var. İsmi “Getting things done”. İşleri halletmek, katlayıp kenara koymak şeklinde tercüme edilebilir. Bugüne kadar birçok aşırı meşgul iş adamının hayatını hale yola koymuş David Allen isimli bir verimlilik gurusunun kitabı. (Lifehacking de neyin nesi diyorsanız: http://chatkapi.com/lifehacking, David Allen: http://www.davidco.com)
Açıkçası kitabı henüz bitiremedim ama sistemin mantığını anladığıma [...]

devamı →

İyi de beynimiz kaldırabilecek mi?

07.04.2007

Bağlantı kurmak belki de en temel insani güdülerimizden biri. Bağlantısız kaldığımızda kuruyoruz, mahvoluyoruz. Suçlularımızı hapse atarak, bağlantılarını kopararak cezalandırıyoruz. Tür olarak bağlantı kurmaya bağımlıyız. Sevdiklerimiz ile, merak ettiğimiz insanlar ile, hatta dünya ile sürekli bağlantı halinde olmak, her saniye, her olan bitenden haberdar olmak istiyoruz. Bu işi yapmamızı sağlayan teknolojilere de yapışıp kalıyoruz.
Arthur C. Clarke [...]

devamı →

twitter: insan ya da makine, 24 saat yayın halinde

31.03.2007

Finger (parmak) isimli eski bir unix komutu var. Örneğin “finger hasan@chatkapi.com” diyorsunuz, chatkapi.com isimli bilgisayardaki hasan isimli kullanıcının şu anda ne yaptığını söylüyor ve aynı zamanda .plan isimli bir dosyaya yazdığı bilgileri (yani ne yapmayı planladığını) gösteriyor. Eskiden, internet hiç kalabalık değilken insanların online buluşmalarına ve kaynaşmalarına yardımcı olması için kullanılırmış, daha sonra kötü niyetli [...]

devamı →

Bittorrent: gerilla dosya paylaşımı

24.03.2007

Müzik ve film endüstrisi biliyorsunuz yarattıkları içeriğin -onlara para kazandırmadan- serbestçe paylaşılmasından hiç hazetmiyorlar. Bu konuda önlemler almaya çalışırken kurunun yanında yaşın da yandığı vakalar oluyor, sevgiliye bir karışık kaset hazırlamak bile yasadışı sayılabiliyor. Bu yüzden dosya paylaşma meraklıları sürekli yeni yöntemler keşfetmek zorunda kalıyorlar.
Bittorent’i, endüstrinin sıkıştırması sonucu ortaya çıkmış, gerilla bir dosya paylaşım yöntemi [...]

devamı →

Podcasting: Sesli blog’lar

17.03.2007

Podcasting en basit anlamı ile ses dosyaları üretip tüm internet ile paylaşmak manasına geliyor. Bir nevi sesli blog. Blog yazmak nasıl amatör gazeteciliğe benziyorsa, podcasting de amatör radyoculuğa benziyor.
Canınızın istediği gibi bir radyo programı kaydediyorsunuz ve blogunuza koyuyorsunuz. Dinleyicileriniz programınızın RSS kaynağını kaydediyorlar ve bu ses dosyasını yayınlanır yayınlanmaz otomatikman indiriyorlar, hatta bu iş için [...]

devamı →

RSS ile sevdiğiniz sitelerin abonesi olun

03.03.2007

Sürekli takip ettiğiniz siteler varsa, RSS ne demektir ve nasıl kullanılır bir şekilde radarınızdan kaçtıysa, bu hafta size pek güzel bir kolaylık göstereceğim.
Sürekli yayın yapan çoğu sitenin, hepimizin görebildiği sayfalarının dışında yayımladığı, insanlar için değil de makineler için yaratılmış RSS kaynak dosyası diye bir şey var. Bu dosya, sitenin yayımladığı haberlerin, siteden koparılıp kaynağından bağımsız [...]

devamı →